FABL NEDİR FABL ÖRNEKLERİ FABL ŞİİR ÖRNEKLERİ

2009-02-20 21:25:00

 

fabl örnekleri

Fabl nedir?

 

Hayvanlar ya da cansız varlıklar arasında geçen bir olayı, çoklukla yazı şeklinde olarak anlatan ve öğüt veren yazılara fabl denir.

Fabl türü eğitim ve öğretimde çokça kullanılır. Konu oldukça kısadır. Kahramanlar insan karakter ve davranışlarına sahip hayvan, bitki ve cansız varlıklardır.
Eski Türk Edebiyatında kıssadan hisse adı verilen bu türün örneklerine Sadi’nin Bostan ve Gülistan ve Mevlana’nın Mesnevisinde de çokça rastlanır.
Eski Edebiyatımızda fabl türünün en bilinen eseri 15. Yüzyıl şairi Şeyhî’nin Harname isimli eseridir.
Dünya Edebiyatında bu türün tanınmış isimleri Ezop ve Lafonten’dir (La Fontaine).
Hint yazarı Beydaba’nın fabl türündeki önemli ve tanınmış eseri Kelile ve Dimne’dir.
Edebiyatımızda Tanzimat döneminde Şinasi önce Lafonten’den tercümeler yapmış sonra kendisi de fabl türü eserler ortaya koymuştur. Orhan Veli Kanık ve Sabahattin Eyüboğlu’nun Lafonten’den yaptığı tercümeler de önemlidir.
Günümüzde özellikle çocuklara yönelik eser veren yazar ve şairlerimiz fabl türüyle birbirinden güzel ürünler ortaya koymaktadırlar.

SALYANGOZ ve EVİ

Salyangozları bilir misiniz? Onlar da tıpkı kaplumbağalar gibi evlerini sırtlarında taşırlar. Bir zamanlar,evini sırtında taşımaktan hoşlanmayan sevimsiz bir salyangoz yaşarmış.Üstelik evinin rengi de hiç hoşuna gitmezmiş.
Bizim salyangoz,kelebek ve uğurböceğini çok severmiş.Arada bir onlarla dertleşir,sırtında taşıdığı evi onlara şikayet edermiş.”Ah keşke!” dermiş.”Evimi sırtımda taşımak zorunda olmasaydım.Hadi taşıyorum,bari sizin ki gibi bol desenli ve renkli olsaydı.”
Kelebek ve uğurböceği bir gün salyangoza;”Sevgili arkadaşımız!” demişler.”Hani evim renkli olsun diyorsun ya,biz çaresini bulduk.Ressam olan bir tırtıl var.Seni ona götürürsek eğer, evini rengarenk boyar.”
Salyangoz buna çok sevinmiş.”Ne duruyoruz!Hemen gidelim.”demiş.Böylece düşmüşler yola. Tırtılın kapısını çalmışlar.Gelen misafirleri dinleyen tırtıl, boyalarını ve fırçasını alıp çalışmaya başlamış.Sonunda salyangozun evine çok güzel desenler çizmiş.Salyangoz yeni görüntüsünü beğenmiş beğenmesine ama yine de evinin sırtında olması onu çok üzüyormuş.
Dönüş yolculuğunda üç arkadaş şiddetli bir yağmura yakalanmış.Kelebek ve uğurböceği öyle ıslanmışlar ki,sele kapılmaktan zor kurtulmuşlar. Oysa salyangoz hemencecik evinin içine girmiş. Yağmur dinip de evinden dışarı çıkınca,arkadaşlarının perişan halini görüp üzülmüş.Sonra da kendi kendine şöyle düşünmüş:”İyi ki saklanabileceğim bir evim var.Rengi olmasa da,Rengi olmasa da beni yağmurdan koruyor ya.”
Sevimli salyangoz bu olaydan sonra bir daha hiç üzülmemiş.

 

TİLKİ ile KEDİ

Tilki ile kedi sohbet ediyorlarmış.Tilki durmadan ne kadar hilekar ve kurnaz olduğunu anlatıyormuş.Söylediğine göre düşmanları onu alt edemezmiş çünkü onlardan kurtulacak bir sürü oyun ve hile bilirmiş.
Kedi biraz da utanarak;”Ben fazla oyun bilmem ki!” demiş.”Düşmanlarımın elinden kurtulmak için bir tek yol bilirim,o da kaçmaktır.”
Tilki;”Kedi kardeş!” demiş,”Ben her tehlike karşısında başımın çaresine bakabilirim ama senin durumuna üzülüyorum.Korkarım bir gün düşmanların seni çabuk alt edecek.”
Az sonra bir sürü tazının bağrışmalarını duymuşlar.Bir avcı topluluğuna ait olan bu köpekler,bütün hızlarıyla kendilerine doğru koşuyormuş.Kedi hemen,yanındaki bir ağacın dallarına sıçrayarak en üstteki bir yaprak kümesinin içine saklanmış.
Tilki ise;”Acaba şu hileyi mi yapsam,yoksa bu hileyi mi?” diye düşünmeye başlamış.Çünkü o kadar çok hile biliyormuş ki,hangisini uygulamasının daha doğru olacağına karar veremiyormuş.Tam birisini uygulayacakmış ki,tazılar etrafını çevirip tilkinin işini bitirivermişler.
Bütün olanları yukarıdan seyreden kedi,çok hile bilmediğine şükretmiş

 

ZALİM ASLAN

Vaktiyle ormanın birinde,canavar mı canavar bir aslan varmış.Çok kan döker,canını yakmadık tek bir hayvan bile bırakmazmış.O yaşadığı sürece,hiçbir hayvan rahat yüzü görmemiş.Bütün hayvanlar ondan nefret eder,ölümünü beklermiş.
Bu zalim aslan sonunda yaşlanmış.Gücü kuvveti kalmamış.Ağzındaki dişler de dökülünce herkesin maskarası olmuş.Hiçbir hayvan ona yardım etmiyor ve onunla konuşmuyormuş.Hayvanlar bir gün oturup karar almışlar;”Gelin hep beraber,bize bunca kötülük eden bu zalim aslanı iyice bir dövelim. Yaptıklarının cezasını,az da olsa gömüş olsun böylece.”
Sonunda bütün hayvanlar aslana saldırmış.iyice bir dövmüşler onu.Birisi boynuz vuruyor,diğeri çifte atıyor,bir başkası ısırıyormuş.Böylece;yaman bir öç almışlar aslandan.´

 

KURT ile KÖPEK

Bir köpek ormanda gezerken kurtla karşılaşmış.Hasta ve çok zayıflamış olan kurt,ayakta zor durabiliyormuş.Köpek kurdun bu haline çok üzülmüş.”Ne kadar kötü görünüyorsun böyle kurt kardeş?”demiş.”Herkes bizi düşman bilse de,biz uzaktan akrabayız.Doğrusu sana yardım etmek isterim.”
“Hiç sorma.” demiş kurt.”Ağır bir hastalığa yakalandığım için uzun süre avlanamadım.Şimdi iyileştim ama bir av yakalayacak kadar gücüm kalmadı artık.Ben de böyle aç susuz dolaşıyorum artık.”
“Sen hiç üzülme.”demiş köpek.”Ben sana yardım edeceğim.Bu akşam sahibimin düğünü var. Akşam olunca köyün dışındaki çalılıklara gel.Ben sana düğün yemeklerinin artıklarını taşırım.”
Birkaç gün boyunca köpek tarafından beslenen kurt,sonunda kendini toparlayıp eski kuvvetine kavuşmuş.Teşekkür edip vedalaştıktan sonra da ormana gitmiş.
Aradan yıllar geçmiş.Köpek iyice yaşlanınca sahibi onu dışarı atmış.Ormanda aylak aylak gezen köpek,eski dostu kurtla karşılaşmış.”Hayrola?” demiş kurt.”Çok perişan görünüyorsun.”
Köpek içini çekip;”Yaşlandım artık!” demiş.”Sahibimin işine yaramadığım için beni kovdu.”
Kurt;”biz eski dost değil miyiz?” demiş.”Şimdi yardım etme sırası bende.Hatırlasana,benim hayatımı nasıl kurtarmıştın?Hemen bir plan yapmalıyız.Tamam buldum!Senin sahibinin küçük bir çocuğu vardı değil mi?Şimdi ben gidip onu kaçıracağım,sen de geri götüreceksin.Böylece sahibin seni el üstünde tutacak.”
Bu sözleri söyleyen kurt,kaşla göz arasında gidip,çocuğu ormana getirmiş.Köydeki herkes silahlanıp ormana koşmuş ancak daha ormana girmeden,yaşlı ve işe yaramaz diye evden kovdukları köpeğin çocuğu geri getirdiğini görmüşler.
Bu olaydan sonra yaşlı köpeğin itibarı öyle artmış ki,insanlar onun kahramanlığını yüzlerce yıl çocuklarına anlatmışlar.
Kurtla köpek arasındaki bu danışıklı dövüşü hiç kimse anlayamamış

FABL ŞİİRLER
 

Karınca ve Arıların Savaşı

Bu manzum bir fabl örneğidir ve bu fablı hayal gücünü kullanarak 6. sınıf öğrencilerimden Mustafa Selli yazmıştır. Çocukların nasıl bir hayal gücüne sahip olduklarının güzel bir örneği

Karıncalar birgün çıkmış arı yuvasına
Arılar çalışrken.
Girmişler yuvalarına,
Almışlar ballarını
Gitmişler yuvalarına.
Arılar gelmiş bir bakmış, balları yokmuş ortalıkta.
Gözcü dikelim demiş bir arı
Diğer arılar da katlmış ona,
Gözcü dikmişler kovana.
Bir bakmış, karıncalar!
Bağırmış hemen arılara:
- 'Balarımızı çalıyorlar! ' diye
Hemen uçmuşlar kovana,
Savaş çıkmış aralarında,
Hepsi ölmüş yıkılmış yere.

Savaş yapmayalım kimseyle
Hoşgörülü olalım herkese
Sorunumuz varsa eğer
paylaşalım onlarla
 

Seda Bapir

 



Fabl Denemesi 'Pirenin Öyküsü'

Bir sincabın ormanında,
Örümcek uyurmuş ağında
Bir kuzunun ayağında
Pire yatarmış sıcağında

Sincap bakmış, dağ kar içinde
Örümcek kaçmış kütüğe
Kuzu girmiş çiftliğe
Pire kalmış kar içinde

Pire demiş, ben üşümem
Soğuktan yerinmem
Bir kuzu ayağı bile olsa
Sırt çevirip gitmem

Kuzu üzülmüş pirenin haline
Samandan yer yapmış kendine
Eski bir bez atmış üzerine
Pire gelsin de ısınsın diye

Kuzu büyük pire küçük
Dağ büyük orman küçük
Kuzu öğüt verir pire dinler
Büyük insanlar küçükleri dinler

Dost dost bilmek gerek
Küçük deyip hor görmemek gerek
Dostun ihtiyacı varsa dosta
Dostluğu göstermek gerek

'İlk Fabl denemem diyebilirim. Önerilerinizi bekliyorum.   '

2957
0
0
Yorum Yaz